SEMAVER KÜLTÜRÜ
SEMAVER KÜLTÜRÜ

 Toplam Okunma 4760

 Tarih : 10.05.2011 10:09:40



SEMAVER KÜLTÜRÜ 

Bir Çin efsanesine göre M.Ö. 2737'de çay bitkisi Çin'de yeti?tirilmi?tir. Çay bitkisinin önem kazanmasy ise M.S. 5002lü yyllardan itibaren ba?lar. Çay, Çin'den ba?layarak önce Japonya ve Mo?olistan'a sonrada güneye ve batyya do?ru yayylmaya ba?lamy?tyr. Araplar tarafyndan çayyn tanynmasy M.S. 850 yyllarynda olmu?tur.

Moskova'daki Çarly?a 1618 yylynda Çin Sefareti tarafyndan arma?an olarak sunulmu?tur. Ylk zamanlar uzun nakliye yolu yüzünden pahaly olan çay sadece zenginler tarafyndan tüketilirken 1700 yylyndan itibaren, fiyatynyn herkesin alabilece?i seviyeye inmesi ve Tatarlaryn kendine özgü yeme-içme kültürü, geleneksel ikram ve konukseverli?i, çayy hayatyn vazgeçilmez bir parçasy yapmy?tyr. Zamanla bu vazgeçilmezlere süt, bal, reçel, tatly hamur i?leri, çynayak (fincan) ve semaver gibi ?eyler de dahil olmu?tur.

Rusçadaki sama ve varit kelimelerinden türeyen, "kendi kendine kaynayan" anlamyna gelen semaver (Yngilizce; samovar, Tatarca; samawyr), ortasyndan geçen bir silindirde mangal kömürü veya me?e odunu ile ysytylan suyla dolu metal bir tenceredir. Demlik koymak için üstünde bir baca ve alt tarafynda sycak suyu almak için bir musluk bulunur.

Semaver, Rus Çarly?y'nyn çayla tany?masynyn ardyndan 18. yüzyylda Urallarda icat edildi ve Tula Bölgesinde geli?tirildi. Ylk semaver fabrikasy 1778 yylynda zengin maden yataklary olan Tula'da kuruldu. Bakyr, pirinç, tunç veya sactan imal edilen semaverler, silindir veya dikdörtgen prizmasy ?eklinde yapylyr. Altyn ve gümü?le kaplanan semaverler bulunsa da esas olarak pirinçten yapylyr.

Türkler, Anadolu'ya gelmeden öncede çayy bilmelerine kar?yn; çayyn Türkiye'ye gelmesi ancak birkaç yüz yyl önceye dayanmaktadyr. Çay içiminin Anadolu'da yaygynla?masy 19. yüzyyldan itibaren olmu?tur.

Atalarymyz Yurtlaryndan ayrylyrken yanlaryna aldyklary e?yalar arasynda semaverleri de bulunmakta idi.Yeni yurtlaryna (Samsun / Havza ) yerle?tiklerinde bu bölgede çay ve semaver kültürü yoktu.Tatarlar Havza ve çevresinde semaver kültürünün tanynmasyna ve yaygynla?masyna vesile olmu?lardyr.

Yeti?tirilmesinden, hazyrlanyp tüketilmesine varana kadar olan çay kültürü, bir çay etnografyasyny da ortaya çykarmy?tyr. Çay kesilmesine yarayan makaslar, sepetler, kutular, demlikler, semaverler, çay kazanlary, bardaklar, fincanlar, ka?yklar, tepsiler vb. hepsi çay kültürünün etrafynda olu?an etnografik maddelerdir.

Bunlardan en önemlisi, çayyn kendisinden ayyrt edemeyece?imiz semaver kültürüdür. Semaver 19. yüzyyldan itibaren Orta Asya'da yaygyn olarak kullanylmaya ba?lanylmy?tyr. Ahmet Yesevi'den gelen mirasla çayyn ?ifaly oldu?una inanyldy?y gibi, semaverin de ?ifa da?ytycysy oldu?una inanylyr hale gelmi?tir. Ynsanlara bir hayat, muhabbet verici, dertlere deva olarak görülür. Semaverin ?ifa da?ytty?yna o kadar inanylyrdy ki hamam çyky?ynda ve mevlitlerde insanlary rahatlatmak için semaver kaynatylyr ve çay içilirdi. Semaver edebiyatymyzda da ba?ly ba?yna bir yer tutmaktadyr. Semaver ?ifahaneye benzetilmi?tir.

 

YDYL-URAL BÖLGESYNDEN TÜRKYYE'YE GÖÇLER VE NEDENLERY
(XIX., XX. yy)
Dr. Arzu Kylynç Ocakly

GYRY?:

Ondokuzuncu yüzyylda geli?en milliyetçilik akymlarynyn ve sava? yenilgilerinin neden oldu?u, Avrupa'daki toprak kayyplarynyn ardyndan, Osmanly Ymparatorlu?u'nda dy?tan merkeze do?ru büyük bir göç dalgasy ya?anmy?tyr. Ayny yüzyylda, bu defa da Osmanlylaryn kuzey kom?usu Çarlyk Rusya'synyn do?u ve güney yönündeki geni?lemesinin sonucu olarak ortaya çykan, Kyrym ve Kafkasya göçleri meydana gelmi?tir. Sayylary milyonlarla ifade edilen göçmenler, ba?ta Anadolu olmak üzere o zamanki Osmanly topraklaryndaki nüfus yapysynyn da de?i?mesine neden olmu?tur.

Onaltyncy yüzyylda yani Osmanly Devleti'nin yükseli? döneminde ba?layan Rus ilerlemesiyle, ilk olarak Ydil-Ural bölgesindeki Kazan Hanly?y (1437-1552) Moskova çarly?ynyn hakimiyeti altyna giriyordu. Bu sahada ya?ayan Kazan Tatarlary, Ba?kurtlar, Çuva?lar ve Fin kavimleri bu yüzyyldan itibaren hem iktisadi, siyasi baskylara hem de misyonerler vasytasyyla, yo?un Rusla?tyrma ve Hyristiyanla?tyrma faaliyetlerine maruz kaldylar.

Eldeki belgeler ondokuzuncu yüzyyl ikinci yarysyndan itibaren Kazan Tatarlary ve Ba?kurtlar arasyndan da Osmanly topraklaryna kitle halinde göçlerin ya?andy?y yönündedir. Bu çaly?manyn amacy Osmanly döneminde Ydil-Ural gibi Türk topraklaryna oldukça uzak bir bölgeden yapylan toplu göçlerin nedenleri üzerinde durmaktyr. II. Me?rutiyet sonrasynda siyasi nedenlerle Türkiye'ye gelen Tatar-Ba?kurt aydynlary ise çaly?manyn dy?ynda kalacaktyr.

 

 
 
 
I. GÖÇLERYN NEDENLERY
A. Dini-Siyasi Baskylar:

Rusya'nyn Ydil-Ural bölgesinden Osmanly topraklaryna toplu haldeki en erken göçler ondokuzuncu yüzyylyn ikinci yarysyndan sonra, 1861 yyllaryndan itibaren gerçekle?meye ba?lamy?ty. Bu durum Muhacirin Komisyonunun Kazan muhacirlerine uygulanacak muamele hakkyndaki sorusuna kar?ylyk onlara da daha önce gelen muhacirlerle ayny muamelenin uygulanaca?ynyn bildirilmesinden anla?ylyyor. [1].

Çarlyk Rusya'synyn Müslüman halkyny göçe sevk eden en önemli nedenlerin ba?ynda ku?kusuz dini, siyasi basky ve yyldyrma geliyordu ki bunlaryn yo?unlu?u, devletin içinde bulundu?u iç ve dy? ?artlarla orantyly olarak de?i?iyordu. Bazen de basky rejiminin artaca?y söylentilerinin gayri Ruslaryn üzerinde olumsuz etkileri oldu?u görülüyordu. Yazar (G)aliasgar Gafur(ov)-Çygtay (1867-1942),"Tutam" adly hikayesinde bu konuyu i?ler. Hikayede 1894 yylynda hükumetin Müslümanlary Hyristiyanla?tyrmak için kanun çykaraca?y haberi üzerine Äbi ve Karmy? adly köylerin ahalisinin Türkiye'ye göçleri anlatylmaktadyr. [2]

Müslümanlar için Dar-ül harb'de ya?amanyn caiz olmady?y ve Allah yolunda hicret inancynyn bu göçlerde etkili oldu?u ku?kusuzdur. Türkiye'ye yerle?enler, hatyralarynda çarlyk hükumetinin Müslüman mektep ve medreselerini kapataca?y ve Kuran'da geçen "kafir" (Ruslar bu sözcükle kendilerinin kastedildi?ini dü?ünüyorlardy) sözcüklerinin çykartarak yeniden bastyraca?y haberlerinin yayylmasy üzerine, yurtlaryny terk ettiklerini belirtiyorlardy. [3]

Ruslaryn kutsal kitap Kuran üzerinde yaptyklary tahrifat, Müslümanlar arasynda büyük tepkiye neden oluyordu. Nitekim Petersburg'daki Osmanly Elçili?inden ula?an 28 Aralyk 1890 tarihli bir habere göre, Rus hükumetinin Kuran'yn bazy surelerini sansür etmesi Müslüman halkyn nefretini çekmi?, hatta Buhara Emiri ne Hive Hany bir dilekçeyle Çar'a ba?vurarak bu sansürden sorumlu Rus görevlinin cezalandyrylmasyny istemi?lerdir. [4]

Rusya'da Yslam dini, 1789 yylynda Çariçe Katerina II tarafyndan "Orenburg Dini Ydaresi" adyyla kurulan te?kilata kadar resmen tanynmamy?tyr. Aslynda merkezi Ufa'da bulunan Orenburg Dini Ydaresinin müftüsü de, Müslümanlaryn de?il Ruslaryn seçti?i Petersburg'a ba?ly bir devlet memuruydu. Yslama tanynan bu resmi statü, Rusya Müslümanlarynyn Osmanly Halifesine ba?lylyklarynyn ve Osmanly ba??ehriyle olan münasebetlerinin devam etmesine mani olamady. Örne?in 1892 yylynda emekli asker Cäläletdin Möhämmädov ve bazy arkada?lary, Rusya'da ya?ayan Müslümanlaryn hürriyetlerinin kysytlandy?yny anlatmak ve bu uygulamalara engel olunmasyny sa?lamak için Ystanbul'a gelmi?lerdir. ?ikayetçi olduklary konu, Kazan Bi?balta'da ruhsatsyz açylan medresenin müfetti? tarafyndan kapatylmasy, Rusça bilmeyenlerin molla olmasyna izin verilmemesiydi. [5]

Osmanly ülkesine hicret edenler genellikle kyrsal kesimden olsa da, zamanla bunlara Tatar toplumunun aydynlary da dahil olmu?tur. Kazanly tarihçi ve yenilikçi din adamy ?ihabeddin Mercani'nin (1818-1889) döneminde yaygyn olan dü?ünce, ehl-i Yslamyn Rusya'da terakkisinin mümkün olamayaca?y ve bu yüzden Türkiye'ye hicret etmenin gereklili?i yönündeydi. Hatta o vakitler Kazan'yn me?hur müderrislerinden ve Bubi Medresesinde de pek çok talebe yeti?tirmi? olan Muhammed Abdülkerim Hazret ve daha birçok ki?i, bu nedenle hicret etmi?lerdi.[6] Abdülkerim Hazret, Osmanly makamlaryna mümkün olursa Medine'de, aksi takdirde ?am'da ikamet etmek istedi?ini iletmi?ti.[7] Ayny yyllarda Ydil-Ural bölgesinden gelen ve Hoca Molla Musa takymyndan olduklary belirtilen ba?ka bir göçmen kafilesi de gene ?am ?ehrinde yerle?mek istiyordu. Alty hanede 27 nüfustan olu?an Kazan muhacirleri, evlerini ve yurtlaryny "dinlerini muhafaza etmek" için terk ettiklerini ifade etmi?lerdi.[8]

Ondokuzuncu yüzyylda Ydil-Ural Tatarlary arasynda ba?layan ve ceditçilik olarak adlandyrylan, yenile?me hareketinin temsilcilerinden olan ?ihabeddin Mercani ise, hicretin çözüm yolu oldu?unu dü?ünmüyordu. Ona göre Rusya'da ya?ayan Müslümanlaryn ilerlemesi ba?ta e?itimde olmak üzere, gerekli reformlaryn gerçekle?mesiyle mümkün olacakty.

Ondokuzuncu yüzyylyn ikinci yarysyndan itibaren, artan milliyetçilik akymlary kar?ysynda demokratik olmayan politikalarla durmaya çaly?an Çar Aleksandr III (1881-1894), yo?unla?tyrdy?y baskylarla Müslüman halky bunaltmy?tyr. O?lu Nikola II (1894-1917) tarafyndan da ayny siyaset sürdürülmü?tür. III. Duma'ya (Meclise) Kazan'dan vekil seçilen (G)aysa Enike(ev)[9], 9 Temmuz 1908'de Dumada yapty?y konu?masynda, 20 Mart 1897 tarihinde Rus hükumetinin aldy?y kararlaryn, Müslüman halka ana dil, din ve e?itim gibi konularda bir dizi kysytlamalar getirmi? oldu?unu söylüyordu. Enike(ev), Baskylara u?rayan halkyn bir kysmynyn, kurtulu?u ana yurtlaryny terk etmekte buldu?unu ve o dönemde göç eden Tatarlaryn en fazla tercih ettikleri ülkenin de Türkiye oldu?unu belirtmi?ti. [10]

Ydil-Ural bölgesinden göçlerin bir bölümü de, 1897 yylynyn Ocak ayynda yapylan nüfus sayymy nedeniyle meydana gelmi?tir çünkü Müslümanlar sayymynyn kendilerini Ortodokslu?a çevirmek için bahane oldu?unu dü?ünmü?lerdi. Tatar yazary Mähmüt Galäü de (1886-1938)de, "Möhacirlär" adly tarihi romanynda 1897 nüfus sayymy korkusu yüzünden Türkiye'ye hicret edenleri anlatmaktadyr.[11] Türkiye'ye göçlerin roman ve hikayelere konu olmasy bunun bir dönemin önemli bir sosyal meselesi oldu?una da i?aret etmektedir.

1897 yylynda Kazan eyaletindeki Yslamlar arasynda çykan olaylar da Petersburg sefareti aracyly?yyla Osmanly Devleti tarafyndan da takip edilmi?tir. Babyali'ye ula?an haberlerde bu dönemde Kazan'da geli?en hadiseler kar?ysynda hükumetin askeri tedbirlere ba?vurdu?u bildiriliyordu. [12]

Ruslaryn Uzak-Do?u'daki yayyly?lary sonucunda çykan 1904-1905 Rus-Japon sava?ynyn Rusya'nyn yenilgisiyle sonuçlanmasy, istibdat rejiminin kar?ysynda hürriyet talep eden hareketin daha da güçlenmesine sebep oldu. Çykan ayaklanmalaryn durulmasy için Çar Nikola II tarafyndan çykarylan fermanla Duma açyldy. 17 (30) Ekim 1905 manifestosuyla Rusya'da ya?ayan herkese söz, basyn ve toplanty hürriyeti tanyndy. Ne var ki ardyndan gelen Stolipin rejimi, Rusya'da ya?ayan gayry Rus ve muhaliflere söz hakky tanymamaya ba?lady. Kazan Tatarlarynyn hükumetten demokratik haklarynyn arttyrylmasyny talep ettikleri bu dönemlerde, Ruslaryn onlara gösterdikleri istikamet Osmanly ülkesi oluyordu. Bu yüzden ünlü Tatar ?airi (G)abdulla Tukay (1886-1913), Ruslara cevaben "Kitmibez" (Gitmiyoruz) adly ?iirini yazmy?ty. Tukay bu ?iirde, Tatarlaryn yurtlaryny terk etmelerinin asla mümkün olmady?yny hem gidecekleri yerde de kendilerini bu defa Sultanyn baskysynyn bekledi?ini ifade ediyordu. Tukay, ?iirde Osmanly ülkesine ancak do?up büyüdükleri ?ehirlerini ve geçmi?lerini de götürmek mümkün oldu?unda gidebileceklerini söyler. [13]

 

B. Ekonomik Nedenler

Göçler yalnyz siyasi ve dini baskylardan de?il, ?üphesiz ekonomik nedenlerden de kaynaklanmy?tyr. Tatar köylülerin ekonomik güçlerinin çok alt düzeyde olmasynyn bir nedeni de a?yr vergi yükünün altynda ezilmeleriydi. Bu yüzden de ürünlerini ve hayvanlaryny ellerinden alan vergi tahsildarlaryny "obur taifesi" olarak adlandyryyorlardy. [14]

Buna kar?ylyk Rusya'daki Müslümanlar arasynda Osmanly Devletinin muhacirlere yylda iki defa ürün alynan bereketli topraklaryn verildi?i, topra?y sürmek için saban ve hayvan, ev yapmak için a?aç yardymy yapyldy?y ve göçmenlerin askere alynmady?y haberleri yayylmy?ty. [15] Osmanly Devletinin muhacirlere sözkonusu yardymlarda bulundu?u gerçektir. Ne var ki devletin içinde bulundu?u ?artlar da göz önüne alyndy?ynda, sayylary milyonlarla ifade edilen insanlaryn ihtiyaçlaryny kar?ylamak mümkün olmamy?tyr.

Rusya'da iç ve dy? göçlere neden olan bazy olaylar vardy ki bunlaryn ba?ynda kurakly?a ba?ly olan kytlyklar geliyordu. Rusya gibi ekonomisi büyük ölçüde taryma dayaly ve halkyn % 85'inin kyrsal kesimde ya?ady?y ülkede, do?anyn dengesinin bozulmasynyn yol açty?y açlyk, milyonlary etkiliyordu. Nitekim 1891 ve 1892 yyllarynda meydana gelen kytlyk, zaten bozuk olan Rus ekonomisinin iyice sarsylmasyna ve milyonlarca insanyn telef olmasyna neden olmu?, hatta bu zor dönemde Amerika'dan ve Fransa'dan yardym gönderilmi?tir.[16] Yakla?yk on dört milyon ki?inin etkilendi?i büyük afet, Petersburg sefareti vasytasyyla Babyali tarafyndan da yakyndan takip edilmi?ti. Devlet, halka tohumluk yardymynda bulunmu?sa da ahali di?er eyaletlere göç etti?inden araziler ekilememi?ti.[17] Ydil-Ural bölgesinde verimli kara topra?yna sahip olan Samara eyaleti (gubernasy) ve ona ba?ly Buzuluk kasabasy (üyezdi), bu ve daha sonraki açlyklardan en fazla etkilenen bölgeler arasyndaydy. [18]

Y?te kytlyk yyllarynyn hemen ertesinde, Rusya'nyn Samara eyaleti, Buzuluk kasabasy, Mevlik ve Emirhan köyü ahalisinden 450 hane halky, Osmanly ülkesine hicret etmek niyetiyle ba?vuruda bulunmu?lardyr. Babyali'nin bu konudaki karary o zamana kadar Osmanly topraklaryna toplu halde yerle?en Tatar muhacirleriyle ilgili herhangi bir mü?külata rastlanmady?y ve bu kafilenin Ankara vilayeti dahilindeki bo? arazide topluca iskanlarynyn uygun görüldü?ü yönünde olmu?tur.[19] Muhacirin Komisyonu defterlerinde Samara ve çevresinden göç edenlere ait kayytlar 1894 ve 1895 yyllarynda da sürmekte ve muhacirlerin hangi bölgelerden geldiklerine dair ayryntyly bilgiler verilmektedir. 1894 yylynyn Haziran ayynda da Rusya&'nyn Orenburg eyaleti ve Baty Sibirya'dan da 200'den fazla Tatar ailesinin de Osmanly ülkesine hicret etmek niyetiyle ba?vuruda bulunmasy da bu nedenlerden kaynaklanmy? olabilir. [20]

C. Sava? Nedeniyle Göçenler

Çarlyk döneminde Rus olmayan unsurlar silah altyna alynyrken, Osmanly Devletine yakynlyklary nedeniyle Kyrym, Kafkasya ve Orta Asya'da ya?ayan Müslüman ve Türkler bu hizmetin dy?ynda tutulmu?lardyr. 1916 yylyna kadar gönüllü Azeri ve Da?ystanly süvarilerin dy?ynda Rus ordusunda görev yapanlar sadece Tatar-Ba?kurtlar olmu?lardyr.[21]

Osmanly-Rus sava?lary ise Ydil-Ural'da ya?ayan Müslümanlary her zaman heyecanlandyrmy?tyr. Mesela Kyrym Sava?y'nda Rusya'nyn yenilgisi Ydil-Ural'da ya?ayan Müslümanlar için önce bir ümit, ardyndan da hayal kyrykly?y yaratmy?ty. Hatta bu olaya tepkiler, daha evvel Hyristiyanla?tyrylmy? olan Tatarlardan Müslümanly?a geri dönenlerin arty?yyla da kendini göstermi?ti. "93 Harbi" olarak bilinen 1877-78 Osmanly-Rus sava?y syrasynda da Rusya Müslümanlary, dinda?lary lehine gösteriler yaparak onlary desteklemi?lerdi. [22]

Özellikle Osmanly-Rus sava?larynda Müslümanlar, din karde?lerine kar?y sava?mak istemiyorlar, aileler de çocuklarynyn Rus ordusunda hizmet etmelerine kar?y çykyyorlardy. Osmanly topraklaryna yakyn mevkilerde bulunanlardan firar ederek Osmanly tabiyetini talep edenlere rastlanyyordu. Tatar yazary Ayaz Yshaki (1878-1954), Üyge Taba (Eve Do?ru) isimli tarihi romanynda, Kazan Tatarlary arasynda Türk askerine kar?y sava?an Müslümanlaryn cemiyette "murdarla?my?", imandan uzakla?my? ki?iler olarak görüldü?ünü belirtir. [23]

Ar?iv kayytlarynda Kyrym Sava?ynda Kafkas cephesindeki Rus ordusundan firar eden Kazan Tatarlaryna rastlandy?y gibi,[24]1877-78 Osmanly-Rus Sava?ynda da Osmanly kuvvetlerine teslim olanlar vardyr. Ymam Kurbanali Halido?lu, yolculuk anylarynda bu sava? syrasynda firar ederek Ystanbul'a yerle?mi? Tatarlardan bahsetmi?tir. [25]

Rus ordusundan kaçma nedenleri dini oldu?u kadar siyasi ve ekonomik durumdan da kaynaklanmy?ty. Bazy firariler, orduda ia?e sykyntysy çekildi?ini ve askere maa? verilmedi?ini ifade etmi?lerdir. Askerleri birliklerinden ayrylmaya cezbeden nedenlerden biri de Türkiye'deki me?rutiyet ve hürriyet ilanyyla gelen serbestlik ortamy olmu?tu. Y?te bu sebeplerden 22 Nisan 1911-22 Mart 1914 tarihleri arasynda 200 civarynda asker, Rus ordusundan firar ederek, Türk synyr karakollaryna sy?ynmy?lardyr. Do?u synyrlaryndan giri? yapan bu ki?ilerin ço?unlu?u Kazanly mültecilerdi.[26]

Sözkonusu firari ve mültecilerin dy?ynda, esir syfatyyla Anadolu'ya gelenler de mevcuttur: Bunlar, Birinci Dünya Sava?ynda Alman cephesinde sava?yrken esir dü?en Rus ordusunun, Müslüman askerlerinden olu?an ve "Asya Taburu" olarak adlandyrylan askeri kuvvetlerdir. Kady Abdürre?id Ybrahim'in te?vikiyle Türkiye saflarynda sava?maya ikna edilen bin kadar gönüllü, daha sonra Irak cephesinde mücadele vermi?tir. Asya Taburu'nun büyük bölümü ?ehit olmu?, dörtyüz kadary da esir dü?mü?tür. Geriye kalan yüzyetmi? ki?iden otuzu ise ülkelerine geri dönmek yerine Ystanbul'a yerle?meyi tercih etmi?tir.[27] 1922 yylynda Rusya'da ya?anan kytlyk yüzünden aç kalan insanlara yardym toplamak amacyyla Ystanbul'a gelen Tahir Ylyasi,[28]hatyratynda bu ki?ilerden bazylaryyla görü?tü?ünü belirtir. Bunlardan biri ticaretle u?ra?an ve aslen Kazan yakynlaryndan olan Hidayetulla bin Syybgatulla, di?eri de polis olarak devlet hizmetinde çaly?an Saratov'lu Ybrahim Nadi(ev)'dir. [29]

Asya Taburu'nun dy?ynda, gene Birinci Dünya Sava?ynda esir dü?en, Almanya ve Avusturya'daki Müslümanlardan olu?an 221 ki?ilik bir ba?ka kafilenin, Türkiye'ye geldi?ini ve 1917 yylynda Bakanlar Kurulu kararyyla vatanda?ly?a kabul edildi?ini tespit ediyoruz. Belgelerde kimliklerinin ve geldikleri ?ehirlerin ayryntyly olarak yer aldy?y bu ki?iler, Adapazary, Bursa, Yzmit, Ankara ve Eski?ehir'de iskan edilmi?lerdir. Sözkonusu askerler, Kazan, Orenburg, Ufa, Saratov, Samara, Simbirsk ve Perm ?ehirlerinden gelmi?lerdir. Yçlerinde Baty Sibirya'nyn Tomsk ?ehri sakinlerine rastlandy?y gibi Kyrym'yn Bahçesaray'yndan olanlar da mevcuttu. [30]

SONUÇ

Çarlyk döneminde, Ydil-Ural bölgesinden Osmanly topraklaryna yönelik toplu göçlere Kyrym Sava?y sonrasynda rastlanmaktadyr.

Osmanly ar?iv belgelerine göre ondokuzuncu ve yirminci yüzyylda Ydil-Ural bölgesinden göç eden Tatar ve Ba?kurtlar, Anadolu'da Hüdavendigar, Ankara, Trabzon, Syvas ve Aydyn vilayetlerinde iskan edilmi?lerdir. 1867 yylyna kadar eyalet olan Hüdavendigar vilayetine gönderilen Kazan muhacirleri, Bursa Merkez, Karahisar ve Kütahya sancaklaryna yerle?tirilmi?lerdi. Bugün Kazan Tatarlarynyn ya?ady?y Eski?ehir ili de ondokuzuncu yüzyylda Eski?ehir kazasy olarak, Hüdavendigar vilayetinin Kütahya sanca?yna ba?lyydy.

Günümüzde Eski?ehir Merkez ve Çifteler Ylçesinin Osmaniye (Kuruhöyük) köyünde geçen yüzyylyn sonunda gelen göçmenlerin akrabalary ya?amaktadyr. [31]

Kitle olarak gelenlerinin dy?ynda Kazan Tatarlarynyn varly?yna Balkanlar'da özellikle Dobruca'nyn Köstence ?ehri civarynda, Anadolu'daki çe?itli vilayetlerde, Ystanbul, Yzmir, Bursa gibi merkezlerde, Arabistan'yn kutsal Mekke ve Medine ?ehirlerinde, Silistre'de ve bugünkü Suriye'nin ?am ?ehrinde rastlanmaktadyr. Bu ki?ilerin genellikle molla, hacy, müderris veya medrese talebesi gibi dini kimli?e sahip ki?iler olduklaryny görüyoruz. Memleketlerinden ayrylma nedenleri dini ya?amlaryny sürdürecekleri serbest bir ortama kavu?mak veya arzu ettikleri Yslami e?itimi yerinde almak olmalydyr.
 

 

[1] BOA, A. MKT. NZD., 361/40, 27. Muharrem 1278 / 05. 08. 1861.

[2] Tatar Mägrifätçelek Ädäbiyaty (1860-1905), Tatarstan Kitap Nä?riyaty, Kazan, 1979, s. 382-385.

[3] Recai Synay, Kyzyl Rusya'da Bir Türk Kadyny, Nebio?lu yay., Ystanbul,( t. y.), s. 11.

[4] Selim Deringil, "Osmanly Ymparatorlu?u ve Türkdilli Rusya'da Panislamizm", Unutkan Tarih, (haz.Semih Vaner), Metis yay., Ystanbul, 1997, s. 207.

[5] Marsel Ähmätcanov, "Yefimiy Malov, Bezdän Ymana, Sezdän Yman", Ydil, 1993, 8, s. 60.

[6] Mercani, ( yay: Salih bin Sabit Gabidullin), Maarif Ne?riyaty, Kazan, 1915,s. 534.

[7] Ba?bakanlyk Osmanly Ar?ivi (BOA), Yrade Meclis-i Vala, 22341, 24 Rebiülahir 1280/ 10 Ekim 1863.

[8] BOA, A. MKT. MHM., (Mektubi Mühimme Kalemi) 230/87, 5 Safer 1278/ 12. 08. 1861.

[9] (G)aysa Enikeev ( 1864-1931) Ufa'da do?mu? pedagog ve müzisyen. III. ve IV. Devlet Dumasyna Kazan'dan vekil seçilmi?tir.

[10] Ravil Ämirhan, "Gali Ruhly ?ähes", Miras, 8 (9), 1992, s.76.

[11] "Möhacirlär", Ädäbiyat, (haz. A. G.Yahin ) Kazan, Mägarif yay., 1995, s.204-250.

[12] BOA, Y. MTV, ( Yyldyz Tasnifi Mütenevvi Maruzat Evraky), 151/ 89, 18. Ramazan 1314 / 20. 02. 1897

[13] Gabdulla Tukay, Äsärlär, G. Ybrahimov Ynstituty yay., Kazan, 1985, s. 186.

[14] "Möhacirlär", Ädäbiyat, (haz. A. G.Yahin ) Kazan, Mägarif yay., 1995, s.204-250.

[15] Tatar Mägrifätçelek Ädäbiyaty (1860-1905), Tatarstan Kitap Nä?riyaty, Kazan, 1979, s. 382-385.

[16] The Famine in Soviet Russia 1919-1923, The Macmillan Company, New York, 1927, s. 475-476.

[17] BOA,Y. A. Hus., (Yyldyz Tasnifi Sadaret Resmi Maruzat Evraky), 260 / 113, 27. 10. 1309 / 24. 05. 1892.

[18] The Famine ..., s. 471.

[19] BOA, Yrade, Dahiliye, 4/30, 28 Ramazan 1311/ 05.04.1894.

[20] BOA, Y. A. Hus., 299/99, 9 Zilhicce 1311/13. 06.1894/ 01. Haziran 1310.

[21] Nedim Ypek, "Rus Ordusundaki Türk Askerlerinin Osmanly Tabiiyetine Geçmesi (1911-1917)", Tarih ve Toplum, sayy. 145, Ocak 1996, s. 14.

[22] Ajdar Nogmanov, "L'Évolution de la législation sur les Musulmans de le Russie, de la conquête de Qazan àla guerre de Crimée (1552-1853) )", L'Islam de Russie, s.120.

[23] Ayas Yshaki, Üyge Taba, (Eve Do?ru), Sertel matb, Ystanbul, 1941, s. 94.

[24] BOA, Yrade, Dahiliye, 25149, 05. Zilkade 1273 / 27. 06. 1857/15 Haziran 1273.

[25] Ymam Kurbanali Halido?lu, Tevarih-i Hemse-i ?arki, Kazan, Ye. V. Kazakova matb., 1911, s. 574.

[26] Nedim Ypek, "Rus Ordusundaki Türk Askerlerinin Osmanly Tabiiyetine Geçmesi (1911-1917)", Tarih ve Toplum, 1996, sayy: 145, s. 15.

[27] Nadir Devlet, " I. Dünya Sava?ynda Osmanlylar Safynda Çarpy?an Tatar Taburu", Osmanly, C. II, Yeni Türkiye yay., Ankara, 1999, s. 575-577.

[28] Tahir Ylyasi (1881-1933)Arabistan ve Mysyr'da e?itim görmü?, Rusya'ya döndükten sonra Muhammediye ve Hüseyniye Medreselerinde Arap dili ve edebiyaty, cebir dersleri vermi?tir. 1922-1929 yyllary arasynda Mercani mescidinde imamlyk yapmy?tyr. 1929 yylynda Sibirya'ya sürgüne gönderilmi? ve 1933 yylynda sürgünden dönü?ünde Vologda'da vefat etmi?tir.

[29] Tahir Ylyasi Seyahatnamesi.

[30] BOA, DH. SN. THR., (Sicill-i Nüfus Tahrirat Kalemi) 73/5, 12 Rebiülahir 1335 / 05. 02. 1917.

[31] Peter A. Andrews, Ethnic Groups in the Republic of Turkey, Wiesbaden 1989, s. 306-307.

 

 

 

 

 


Diğer Makale Başlıkları
» Ürünlerimiz
» Semaver ve Kebab Ocaklary
» Son Eklenenler
     
» Kebab Oca?y
» Semaver Çift Musluk
» Semaver Tek Musluk
 
   

         

 

KANTER © 2011  Tüm hakları saklıdır...                                                                                                                                                                                     Desbil